ÜNYE FATSA ARASI...
Can Yücel
17 Temuz 1980 Demokrat

 İçişleri Bakanı beyan ediyor, "Devleti tanımayan Belediye Başkanı Devleti tanıdı" diyor. Nasıl mı tanımış, onu da öğreniyoruz. Kan dökülmesin, Ordu ile Ordu ilini karşı karşıya getirmeyeyim diye teslim olan ve Fatsalılara da güvenlik güçlerine direnmemeyi öğütleyen, Fikri Sönmez, gözaltına alındıktan sonra ağzını polis coplarına çarparak ön dişlerini döküyor, sonra da polis tekmelerine fırlatarak kendini, belkemiğini sakatlıyor! Öbür Fatsalılar da tanıyorlar devleti, beş aşağı beş yukarı. Bu tanışma töreninin bir eyyam daha süreceği de anlaşılıyor. Kardeşler, bacılar, bebeler Hızır'la tanış olmanın huşuu ve derin tazimi içinde evlerine kapanıyor, yemeden içmeden kesiliyorlar. Böylece, "Tercüman-ı Hılafı Hakikat"'e göre, yıllardır hasret kaldıkları huzura kavuşarak, devlete dua ediyorlar; onunla da yetinmeyip polise baklava börek pişiriyorlar! Kendileri yemiyor, onlara yediriyorlar. Ne mutlu Fatsalılara Ramazan-ı Şerifi böyle karşılayabildikleri için. Ama nedense malum beriki resimde baklava tepsilerinin önünde görünen kadıncağızlar hiç de öyle beşuş çehreli değil, belki de derunu neşelerini açığa vurmayı bu dini ve tarihi anın kudsiyetine yakıştıramadıkları için..

Terzi Fikri Sönmez de, resminin gazetecilerce çekilmesine izin verilmese de, tahmin edebiliyorum, dişlerinden dizdiği otuzikilik tesbihi çekerek tövbe istiğfar ediyor. Terzi diyorsam, bütün alacalı basının bu devlet erkânının Fikri Sönmez'in terziliğini (horlamak için mi acaba?) vurgulamalarından, beri de onlara kapıldım da herhalde, ondan. Yalnız, Fikri Sönmez'in terzi oluşu başka bir bakımdan da önemli Andersen'in ünlü masalındaki terzi gibi, Fikri de devlete ve devletlilere "sade akıllıların görebileceği bir elbise" galiba, böylece Fatsa halkı ve Türkiye'nin tüm aklı başında olanları devletin varlığını ve niteliğini bütün çıplaklığıyla görebildiler. Onun için FİKRİ SÖNMEZ BU ŞAFAKLARDA... Sonra adamın bir önemi daha var. Anlatayım, bakın: Hani o (cini karnında bir) Nokta Operasyonunun arifesinde AP, MSP ve CHP ilçe başkanları Fatsa'daki gidişattan hoşnut olduklarını, ilçenin huzur içinde yaşadığını söyledilerdi ya, sen misin bu yalanı kıvıran, hepsi de gözaltına ve tedavi altına alındı. Böylece Fikri Sönmez'in (gayri milli!) Belediye Başkanlığı sayesinde, bu üç büyük partinin üst ve kodaman düzeylerinde gerçekleştirilmeyen bir Milli Koalisyon örneği kurulmuş oldu. Onun içindir ya, bu Milli Koalisyon önerisinin tefini çalan gazete ve yazarlarımızın Fikri Sönmez'e ağız dolusu sövmelerinin nedenini anlamakta güçlük çekiyorum... Fikri, hiç değilse bu bakımdan öncülük etmiş! ... Onun için dişleri hariç, kadrini bilelim. Ve şu (aklıma yanış-yunuş bu kadarcığı kalmış) türküyü bir kez daha okuyalım, "Ferman padişahın çağlar bizimdir" diyerek.


FATSA'NIN ÇINARLARI, Yılmaz Doğan, 20 Temmuz 1980, Demokrat
Bir Yerel Yönetim Deneyi