Fatsa ilk hedefti ve bu ilk hedef için iki ayrı şehirde, Ordu ve Samsun’da güvenlik kuvvetleri arasında 20 gün önceden itibaren ortak bir çalışma düzenlendi. Güvenlik kuvvetlerine yardımcı olmaları için daha sonra bir bölümünün aranan faşistlerden olduğu belirlenen maskeli 10 muhbir görevlendirildi. Bunlardan 4'ü Ordu'daki birime 6'sı ise Samsun’daki birime getirildi.
Bu arada basını yanlı olarak bilgilendirecek ve kamuoyu önünde Fatsa halkını yalnız bırakacak haberler oluşturacak kişiler bulundu. Bunlar operasyon başlamadan bir "basın operasyonu" yapacaklar gerek baskın öncesi ve gerekse baskın sonrası kamuoyunu şartlandıracaklardı.
Oysa, hem "basın operasyonu" hem de "nokta operasyonu" bazı kişilerin tekerleklere çomak sokması yüzünden bozuldu.
Bir kere "basın operasyonu" sırasında karşı yayın umulmuyordu. İkincisi "nokta operasyonu" sırasında büyük bir çatışma çıkacağı sanılıyor ve çok sayıda kişinin ölmesi bekleniyordu. Bunların ikisi de olmadı.
Bazı gazete ve ajanslar şiddetli bir karşı yayınla, Fatsa’nın başına gelebilecek her türlü belaya "evet" diyebilecek bir kamuoyu oluşturmasına engel oldular. Sonra, çatışma çıkmadı, ölü sayısını yüzlerle ifade edeceklerini sananlar, bu hesabı yaptıkları parmaklarına bakakaldılar.
Sonuç, haksız yere gözaltına alınan belediye başkanı Fikri Sönmez ve yüzlerce dövülen, sövülen insan...
Fakat iktidarın eline geçen bir şey olmadı, yani bir bakıma dağ fare doğurdu.
"FATSA MAYASI" TUTMUŞTUR
"Belediye bizimdir onu bizim düşüncemiz ve bizim eylemimiz yarattı. peki... ne yapacaklar? Yerine iktidar yanlısı birini mi atayacaklar? Mümkün değil. Atasalar, yeni adam nasıl yönetecek belediyeyi. Halkın karşısında tek başına bir adam, buna kim inanır."Gece başlamak üzere, ortalık kararıyor. Sokaklarda askeri kariyerler ve arabalar dolaşıyor. İnsanlar arada bir perdelerini aralayıp dışarı bakıyorlar. Kıyıda dalgalar, kayalara çarpıp çarpıp parçalanıyordu.