Fatsa-Güneş, 6.7.1979
"26.8.1979 tarihinde yapılacak alan belediye başkanlığı seçimine adaylığımı koymuş bulunuyorum....Ben partililere değil bütün Fatsa halkına hizmet etmek için adaylığımı koydum.
Halkımızın siyasi düşüncelerine göre değil, tarafsız adil bir hizmet anlayışıyla görev yapacağım. Çünkü ben herhangi bir partinin adayı değilim.
…şimdiye kadar görev başına gelen belediye başkanları bir avuç karaborsacı, vurguncu, stokçu ve yasa tanımayan çıkarcı çevrelerin desteği ile seçilen belediye başkanları kendilerini seçtirmiş olan çıkarcı çevrelere hizmet etmek zorundaydı.....Bir avuç vurguncuya belediyenin bütün nimetlerini yedirmişlerdir. Halkımızı bir avuç zorbaya her alanda soydurmuşladır.
...Türkiye’nin içinde yaşadığı ekonomik, siyasi, sosyal bunalımın alabildiğine yükseldiği bu dönemde belediye başkanlık seçimlerinin yapılması sırasında biz yoksul emekçi halkı yıllardır AP, CHP, MSP, v.s. gibi partilere ve ırk ayrımına bölmüşler kendileri de bunu değerlendirip bizi soyup soğana çevirmişlerdir. Artık biz onların oyununa gelmeyeceğiz, emekçi halktan yana olmayan kukla adayları seçmemeliyiz.
...Kısır partiler çekişmesi şeklinde değil, bir avuç soyguncu ile halkımız arasında geçecektir bu seçim."
Fatsa-Güneş, 27.7.1979.
"....Burada bütün amaç halkımızın kendi yönetimine başvurmasını güçleri yeterse engellemektir. Çünkü belediyede halk söz sahibi olursa şunu biliyorlar ki kimse karaborsa yapamayacak. Kimse kaba kuvvetle belediyenin sırtından geçinemeyecek. Kimse kendi özel çıkarları için halka gidecek olan hizmetleri engelleyemiyecek. Kimse belediyeyi çıkarlarına alet edemeyecek. Kimse, halkımız soğuktan titrerken on liralık kabuğu kırk liraya satamayacak. Kimse şehir imar Planı'nı her yıl kendi arsalarına göre değiştiremeyecek... Her şeyi para ile pul ile yapabileceklerini sanmaktadırlar. Halkımızın sermaye sınıfının besleme adaylarına cevabı acı olacaktır....Biz devrimciler-Devrimci Yolcular-halkın kendisinin söz ve karar sahibi olduğu bir belediyecilik anlayışını savunuyoruz ve diyoruz ki: BELEDİYEDE HALK YÖNETİMİ."
Fatsa-Güneş, 7.9.1979
"...Halkımız 14 Ekim seçimlerinden sonra halkın belediyesini yaratırken devrimci yolumuzun ışığı altında halkımızın katacağı güçle halkla beraber neler başarabileceğimizi dost ta, düşman da görecektir. Biz Devrimciler egemen sınıfın adayları gibi hayali vaadler vermiyoruz. Bizim vaadimiz Devrimci Yol'umuzun ışığıdır. Bu ışığın altında Fatsa halkı yalnız bir belediye başkanını değil, aynı zamanda belediye yönetiminde yeni bir dünya görüşünü de getirmiş olacaktır. Bu düşünce belediyede halkımızın söz ve karar sahibi olmasını sağlayacaktır. Bu görüş İşçi Sınıfımızın ve Emekçi Halkımızın dünya görüşüdür. Şimdiye kadar belediyede hakim olan görüş, soygun ve sömürü düzeninin dünya görüşü idi....Egemen sınıfın düşüncesi olan bu düşünceden dolayıdır ki halkımıza yıllar boyu zam, zulüm ve işkenceden başka hayat hakkı tanınamıştır...
Belediye Başkan Adayı Fikri Sönmez'le mülakat:
Fatsa-Güneş,28.9.1979
“...Ben Fikri Sönmez olarak tek başıma bir aday değilim, Türkiye devrimci hareketinin göstermiş olduğu adayım. Bu seçim Türkiye'de ilk defa devrimcilerin kazanmış olduğu bir seçim olacaktır.....Şimdiye kadar egemen sınıf arasında yapılırdı bu tür seçimler oysa şimdi seçimler Fatsa’mızda egemen güçlerle halk güçleri arasında geçmek doğrultusundadır. Burada zarara uğrayacak olan halkımız değil, soygunu, sömürüyü sanat haline getirmiş olan egemen sınıfı olacaktır..."
Fikri Sönmez'in seçim konuşmalarından izlenimler:
Fatsa-Güneş, 5.10.1979.
-Biz esnaf düşmanı değil, esnafın teminatıyız, esnafın güvencesiyiz. Vurguncu, soyguncu, karaborsacı, stokçu olanın düşmanıyız, bizden onlar korksunlar.Belediye Başkanının basın açıklaması,-Bir diğer adaylar gibi söz vermiyoruz. Çünkü bizde kararı Halk Komiteleri, Direniş Komiteleri verir, belediye başkanına veya ilgili kuruluşlara tatbik ettirir.
-Bize umut olarak bakmayınız, biz umut değiliz. Kendine umut süsü verenleri gördük, umut sizsiniz, söz sahibi sizsiniz.
-Belediye başkanı kim olursa olsun, belediyeyi biz yöneteceğiz, bunu beraberce örgütleyip yapacağız..."
Fatsa-Güneş, 23.11.1979
"13 Kasım'da başlayan "Çakıllama Kampanyası" 18 Kasım'da bitmiştir. Amaçlanan işler başarılmıştır. Fatsa'nın...Çullu, Sakarya...Dumlupınar...Mahalle ve semtlerinin çamurlu yolları çamurdan arındırılmış, adı geçen mahallelerde çakıllama bitirilmiştir...."Belediye Başkanının halkla yaptığı toplantı,
Fatsa-Güneş, 21.12.1979
"Seçim öncesi programımızda vaat etmiştik, çalışmalarımızın sonuçlarını her iki ayda bir yapacağımız toplantılarla halkımıza hesap verecek ve halkımızın görüşlerini alacağız demiştik. Vaat ettiğimiz toplantıların ilkini bugün yapıyor ve işbaşına gelişimizin ilk iki ayı hakkında hesap veriyoruz…”
Basın açıklaması,
Güneş 22.2.1980
"Fatsa belediye başkanlığının başına gelişimizin 4. ayını doldurmaktayız. ...Biz seçimler öncesinde şöyle diyorduk: Belediye yönetimine gelmemiz halkımızın tüm sorunlarının hal edileceği anlamına gelmez. Halkımızın soygundan, sömürüden, yokluktan pahalılıktan, karaborsadan, işsizlikten kurtulmasının düzen sorunu olduğunu, Belediye yönetiminin ancak Fatsa halkının güncel sorunlarının belli bir bölümünü halkla birlikte, daha iyiye doğru çözebileceğini söylüyorduk.Belediye Başkanı Fikri Sönmez'in Halk Şenliğindeki konuşması:Belediyenin yeni yönetiminin başarılı çalışmalarını içlerine sindiremeyen egemen sınıfın sözcüleri ve yetkilileri Fatsa belediyesinin yeni yönetiminin başarısızlığı için kolları sıvamıştır. Bir yandan ekonomik ambargo uygulanırken, öte yandan siyasi iktidar Fatsa'nın ve Belediyenin üstündeki baskı ve terörünü arttırmıştır....30.000 nüfuslu Belediyesine 1,5 ayda bir litre mazot vermezken, 3.000 nüfuslu AP’li belediyeye haftada 5.000 litre mazotu aksatmadan vermektedir.... Ayrıca Fatsa kasabasının yıllık ihtiyaç kömürü gemi ile Fatsa'ya gelirken Samsun açıklarında telsiz emriyle Sinop iline gönderilerek kış Fatsa'lılara kömürsüz geçirtilmiştir.... Bu şekilde yalnız belediye yönetimi ve başkanı değil tüm Fatsa halkı da cezalandırılmıştır. Fatsa hakının tek suçu egemen sınıfın soygun ve sömürüsüne boyun eğmemektir.
....Yukarıda sözünü ettiğimiz ekonomik baskılardan daha öteye gidilerek Fatsa belediyesinin yeni yönetimini ve onun belediye başkanı olarak benim siyasi baskı altında tutulmam da gündemde. Örnek olarak bir müddet önce genel aramalar adı altında Fatsa kuşatıldı... Belediye başkanı olarak yetkililere, burası belediyedir, ben de belediye başkanıyım, en azından bana haber verip öyle aranması gerekir dediğimde aramaları yöneten bir yüzbaşı, biz burayı belediye olarak görmüyoruz demesinden anlaşılacağı gibi....Milli iradeden söz edenler Fatsa halkının %80'inin oyunu olarak belediye yönetimine gelen bir belediye başkanına, biz burayı belediye olarak görmüyoruz demesinin hangi düşüncenin ürünü olduğu bellidir....Kendileri yönetimde ise Milli iradedir, ama halk çocukları yönetimde ise Milli irade değildir. Belediyenin bütün kaynakları egemenlerin soygun ve sürüsüne bırakılırsa Milli İradedir. İşte bugün ülkeyi böyle bir anlayış yönetiyor....Fatsa halkının ihtiyacı baskı ve terör değildir. Mazottur, benzindir, çimentodur, demirdir, yağdır, gazdır, yoldur, sudur, elektriktir ve buna benzerlerdir...."
Fatsa-Güneş,11.4.1980
Fatsa halkı adına Fatsa Belediye Başkanı olarak; kentimize gelen misafir dostlarımıza hoşgeldiniz diyor ve 8-14 Nisan tarihleri arasında sürecek olan, Halk Şenliğini açıyorum.Hakim sınıfların bunalımları her geçen gün derinleşmekte ve bunun faturası halka yüklenmek istenmektedir. Faşizmin yeni MC saldırısı, sürgünü, kıyımı, zammı ve yokluğu beraberinde getirerek halkımızın üstüne bir kabus gibi çökmüştür.
Hakim sınıflar işçiden, emekçiden, ezilenden, sömürülenden yana tek bir sesin çıkmadığı esir bir toplum yaratmaya çalışmaktadır. Faşist saldırı politikalarının amacı bizi bir kan gölünde boğmaya ve teslim almaya yöneliktir. Böylelikle kapılar açık faşizme geçmek için aralanmak isteniyor. Ancak onların tüm çabaları emekçi halkımızın devrimci mücadelesiyle boşa çıkartılacaktır.
Tüm yurtta faşizme karşı verilen mücadele giderek güçlenmekte, sömürücülerin yüreğine korku salmaktadır. Bu mücadelenin sıcak örneklerinden biri de Fatsa'da yaşanmaktadır.
Fatsa’da halk kendi yönetimini kurma mücadelesine 1965'lerde başladı. Hakim sınıflara karşı amansız bir mücadele verdi. Bu mücadelede düşenler oldu.
Ama halkın haklı ve sabırlı mücadelesi bugün Fatsa'da halkın kendi yönetimini yarattı. Bugün, yönetimde falanca belediye başkanı değil, halkın kendisi vardır Fatsa halkı, hem kendi kendini yönetip, hemde yönetimde olmalıdır. Yönetimde bulunarak faşizme karşı verdiği mücadeleyi dahada yükseltmek, örgütlenmesini sağlamlaştırmak, hakim sınıfların halk üzerindeki tüm (ideolojik, kültürel, siyasal) etkinliklerini kırmak için alabildiğine yoğun bir mücadelenin içindedir.
Bu anlamda, Fatsa Halk Kültür Şenliği emekçi halkımızın faşizme, zamma, zulme karşı verdiği kararlı mücadelenin bir parçasıdır. Bu mücadeleden ayrı düşülemez. Bu şenlik Tariş'te Cibali’de Gültepe'de baskı ve teröre boyun eğmeyen 24 ARALIK Maraş Katliamını tüm yurtta protesto eden, faşizme karşı mücadelede şehit düşen, mapuslarda, işkence tezgâhlarında direnen halkın şenliğidir. Bu mücadeleyi yükseltenlerin şenliğidir. Ancak şenlik sözcüğü kimseyi aldatmasın. Şenlikten beklediğimiz hoşça vakit geçirip rahatlamak değil, devrimci mücadelenin boyutlarını yükseltmek için halkın mücadele azminin pekiştirilmesi, örgütlenmesinin sağlamlaştırılması ve devamlı kılınması için halkın seferber olmasıdır.
Bizler için kültür, hakim sınıfların halka kendi yoz, uyuşturucu kültürünü şırınga etme çabalarından kaynaklanan yalan, demogoji ve gerçeklerin sürekli olarak çarpıtılmasına karşı halkın tepkisini hedefıne ulaştırmak için, kurtuluşunun kendi iktidarına varma yolunun kültürünü, yani kendi kültürünü, yani kendi kavgasını yaygınlaştırmak, sistemleştirmek, büyütmek, yükseltmek için halkın kendi yarattığı değerlere sahip çıkması ve mücadeleyi bütün gerekleriyle yüklenmesidir.
Burada bir şeyi daha belirtemekte fayda görüyoruz: Ne ad altında olursa, olsun, sıcak mücadelenin dışında, dört duvar arasında, bireysel tatmin aracı alarak sanatı, kültürü sözüm ona sosyalizim adına kullanan mücadele kaçaklarının, hakim sınıfların yoz, uyuşturucu kültür siyasetinin kuyruğunda halkla alay etmelerine asla izin vermeyeceğiz. Bu şenlik aynı zamanda, bu tavrın gelişmesinin de başlangıcıdır. Bu anlamda, şenlikteki etkinlikler bizler için şenlik sonrasında da evlerde, mahallelerde, köylerde, tarlalarda ve fabrikalarda ömür boyu devam edecek olan görevler bütünüdür. İşte bizim kültür ve şenlik anlayışımız budur.
YAŞASIN HALKIMIZIN HAKLI VE ÖRGÜTLÜ MÜCADELESİ