http://www.yeniyol.org/yeniyol/
İki emekli Orgeneral ,resmi elbiseli resimlerini Hürriyet gazetesinin baş
köşesine yerleştirmişler, tafra atıyorlar.
"Emekli Orgeneral
Sabri Yirmibeşoğlu iki yıl başkanlığını yaptığı Özel Harp Dairesi'nde her meslek
ve siyasi gruptan insan olduğunu söyledi. Teşkilatta çok sayıda Kürt, Laz ve
Çerkez'in görev yaptığını belirten Yirmibeşoğlu 'Doğu ve Güneydoğuluların buraya
alınmalarında asla tereddüt edilmemiştir. Onlarla iftihar ediyoruz' dedi.
'ECEVİT'in vekilleri de Özel Harpçi'ydi' açıklamasıyla gündemi sarsan
emekli Orgeneral Kemal Yamak'a en güçlü destek, Özel Harp Dairesi'ndeki sağkolu
emekli Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu'ndan geldi.
Özel Harp Dairesi
Başkanlığı'nda 3 yıl süreyle Yamak'ın Kurmay Başkanlığı'nda bulunan, ardından da
2 yıl bu dairenin başında görev yapan Yirmibeşoğlu, Özel Harp Dairesi'nde her
siyasi görüş ve partiden insan olduğunu söyledi. "Vatan savunması" için her biri
genç yaşta özel olarak seçilen Özel Harpçi'ler arasından daha sonra işçi, memur,
işadamı, avukat, üst düzey bürokrat olanlar gibi çeşitli partilerden
milletvekili seçilenlerin de bulunduğunu bildiren Yirmibeşoğlu, Hürriyet'e
şunları anlattı:
İFTİRALAR
Bu daireye yönelik bir iftira atıldı.
Yok 6-7 Eylül olaylarını bu daire yapmış, yok Kızıldere'de görev almış diye...
Hepsi iftira. 6-7 Eylül'ü bu dairenin başlattığı söyleniyor. o zaman daire daha
kuruluş aşamasında değil ki, bu nasıl olacak? " (4 Ocak HÜRRİYET
Gazetesi)
YALANDAN KİM ÖLMÜŞ?
Emekli Orgeneral Sabri
YİRMİBEŞOĞLU yıllar önce de başka gazeteciye tafra atıyordu. (Söylediklerinin
tam zıddını söyleyerek):
6-7 EYLÜL PROVAKASYONU
Bu
olaylardan yalnız bir tanesiyle ilgili bir tanıklık var elimizde. Muvazzaf
hayatı neredeyse bütünüyle 'özel harp' saflarında geçmiş ORG. SABRİ
YİRMİBEŞOĞLU'NUN dehşetengiz tanıklığı...
Org. Yirmibeşoğlu, 1955
yılında meydana gelmiş 6-7 Eylül olayının , bir 'ÖZEL HARP OPERASYONU' olduğunu
ilân ediyor... Özel harp operasyonlarını araştıran gazeteci Fatih
Güllapoğlu'na...
Fatih Güllapoğlu, Org. Sabri Yirmibeşoğlu ile
arasında geçen mükâlemeyi, 'Tanksız Topsuz Harekât' (Tekin Yayınevi) adlı
kitabında (s. 104) aktarıyor:
Sabri Yirmibeşoğlu: "SONRA 6/7
EYLÜL OLAYLARINI ELE ALIRSAK..." /
Fatih Güllapoğlu: "-pardon
paşam, pek anlayamadım. 6/7 eylül olayları mı?"
SY: "-TABİİ...6-7
EYLÜL DE BİR ÖZEL HARP İŞİDİR VE MUHTEŞEM BİR ÖRGÜTLENMEYDİ. AMACINA DA ULAŞTI.
(Paşa bunları söylerken benden de soğuk terler boşandı) SORARIM SİZE? BU
MUHTEŞEM BİR ÖRGÜTLENME DEĞİL MİYDİ? "
FG: "-E, evet Paşam
!"
TAFRAYA ENFES BİR YAZI
Emekli
Orgeneral KEMAL YAMAK' ın açıkladığı formüle göre, o işler şu biçimde
yürüyormuş:
"GAYRİ NİZAMİ HARP UZMANI ASKERLER, GAYRİ NİZAMİ HARP İÇİN
YETİŞTİRİLMİŞ SİVİLLER, SİVİLLER ARASINDA ÖZELLİKLE MİLLİYETÇİLER VE
MİLLİYETÇİLİĞİNİ MHP ÜYESİ OLARAK KANITLAYANLAR.."...
Bir de "ABD'DEN PARA".
Formül bu.
Bu formülle ne yapıldı derseniz...
Türkiye'nin komünist
olması önlendi! Sovyetler Birliği dahi, Türkiye'yi bir bakıma Küba ile,
Balkanlar'daki sultasıyla, Ortadoğu'daki menfaatleriyle takasa sokup "AMERİKAN
NÜFUZ BÖLGESİ İLE NATO STANDARDI"
diye kabul etmişken, böyle büyük bir
başarı kazanıldı! Başarı hanesinde... Evlerinin önünde kurşunlanan ve bin bir
düşünce, bilgi, deneyim ve iyilikle dolu kafaları kanlar içinde kaldırımlarda
parçalanan üniversite hocaları, savcılar, emniyet müdürleri...
Evlerinden
kaçırılıp boğma telleriyle nefessiz bırakılan bedenlerine bir an önce ceset
olmaları için susturucu kusturulan üniversite öğrencileri...
Aynı silahlarla
öldürülen solcu ve sağcı gençler...
Kahramanmaraş, Çorum
katliamları...
İstanbul Üniversitesi önünde bombayla havaya uçurulan
çocuklar...
1 Mayıs'ta Taksim Kazancı Yokuşu'na yığılan 40'a yakın
insan...
İşkenceler, idam sehpaları...
Pusular ve yaylım ateşler de
mevcut.
Yani, "ÜLKENİN YABANCILAR TARAFINDAN İŞGALİNDE GAYRİ NİZAMİ HARP
YÜRÜTMEK" üzere kurulmuş birtakım birimler ile onlara, devlete yamaklık yapan
birtakım sivil örgütlenmeler, esas savaşı, kendilerine düşman seçtikleri kendi
vatandaşlarına karşı yürüttüler!
Kıbrıs'ta olan bitenlerin
tartışması bir yana...
"KONTRGERİLLA, GLADİO" isimleriyle anılan, lakin
hiçbir hesabı sorulmayan tarih bu işte.
Bunu sanki memleket evlatlarının
topyekun ve onca fedakarlıkla katıldığı, sanki ninelerin sırtlarında mermi,
dedelerin kağnılarda cephane taşıdıkları bir "İSTİKLAL SAVAŞI" gibi
anlatıyorlar.
Utanacaklarına, kahrolacaklarına, kendi aydınlarını,
gençlerini, öğrencilerini katletmiş olmaktan, birbirine sokmuş olmaktan,
birbirine kırdırmış ve işkencelerden geçirmiş olmaktan ötürü kanayan
vicdanlarıyla çığlık çığlığa özür dileyeceklerine bir de gurur
duyuyorlar.
ABD'den para alınmış, "MİLLİYETÇİ" birileri teşkilata yazılmış,
başka birileri "VATAN, MİLLET, DEVLET" adına öldürülmüş.. .
Oralardan nice
çete, nice çete fikri serpilip büyümüş...
Biz, hepimiz bu "AMERİKAN
YAMAKLIĞI" ile gurur duyacağız!
Sovyet tahakkümünün alternatifi olarak, sözde
demokrasi ve özgürlük maskeleriyle, Latin Amerika'dan Uzakdoğu'ya,
Yunanistan'dan Türkiye'ye, katliamları, suikastları, kışkırtmaları,
provokasyonları, cinayetleri, darbeleri, işkenceleri, kayıpları yerleştirmiş bu
"AMERİKAN MALI" milliyetçilikle övüneceğiz! Ve bu ülkenin milliyetçileri de, bu
"AMERİKAN PARASI VE NATO STANDARDI" ile yazılmış kanlı geçmişlerinden hiç
utanmayacak, onunla hiç hesaplaşmayacak ve hala milliyetçi olacak; kendi
insanının çoğundan nefret ederek "VATANSEVER" kalacak.
Bu ülkenin eski
siyasetçileri, 70 ve 80'likler ve gençleri o tarihle yüzleşmeden "DEMOKRAT"
olacak ve öyle kalacak... Askeri, o geçmişten hiç rahatsızlık
duymayacak...
İş dünyasının ağır topları, makineli tüfekleri, tankları, kendi
çıkarlarını da kollayan bu "ABD YAMAĞI MİLLİYETÇİLİK" e verdikleri maddi ve
manevi destekle biriktirdikleri servet, kudret ile burjuvalaşma maharetinin
damarlarındaki irinden hiç sıkılmamış olacak.
Gayri nizami ahlakımızı
seveyim! (Hadi gayri! Umur TALU SABAH 4 OCAK 2006)