http://www.yeniyol.org/yeniyol/
Sevgili Dostlar, Yeniyol sitenizi, arkadaşlardan öğrendik.
Sarp KURAY
ve Ömer GÜRCAN, sizleri 37 yıldır tanıyoruz. Sizleri hep sevdik ve unutmadık.
Türkiye’ye yönelik olarak, düşüncelerimizin de örtüşmekte olduğunu görmek,
bizleri çok mutlu etmiştir. “Demokratik Cumhuriyet” “Tam Sarp’ın
zamanıdır” ve “Hepimizin zamanıdır” tespitlerine, kesinlikle
katılıyoruz.
Size göndereceğimiz yazıları, YENİYOL sitenize koyabilirsiniz.
Sevgi ve Selamlarımızı gönderiyoruz.
21 Mart 2005
V. ABAZA
CAMİ DUVARINA GİDENLER
Eceli gelen, cami duvarına
gider, derler. Bu söz, Takiyyecilerin durumuna çok
uymaktadır.
Bilindiği gibi 1.Cihan harbinden sonra Anadolu; Yunan,
İngiliz, İtalyan ve Fransız orduları tarafından işgal edilmişti. Düşmanı Ekmek
ve Tuz ile karşılayarak, evlerini işgal komutanlarına açan, ülkeyi düşman
generallerine peşkeş çekip, “Kuvay-i Milliyeciler” hakkında ölüm
Fetvaları çıkartanlar; bu Takiyyecilerin dedeleriydi. Bunlar; Namus ve Vatan
için, savaşan “Kuvay-i Milliyeciler” her yöntemi kullanarak saldırmışlardır.
Fakat sonunda “Kuvay-i Milliyeciler” düşmanı tepelemiş, bu hainlerin de
başlarını ezmişti..
1950’li yıllarda; bu takiyyecilerin babaları da,
genetik olarak dedelerine benzedikleri için; Cezayir’deki işgalci Fransız’lara
karşı bağımsızlık mücadelesi veren, Müslüman Cezayir kurtuluş savaşçılarına,
yardım etmemiş, katliamlara ve tecavüzlere hiç ses çıkarmamış, fakat, -o
zamanlar Gemi’yle, bir ayda gidilen- Kore’ye, Amerikan emperyalistlerinin
çıkarları için asker göndermiş ve savaşa gönderilen bu Mehmetçiklerden
binlercesi ölmüş ve binlercesi de sakat kalmıştı..
Aynı yıllarda; Türkiye’de
ise; köylerdeki kız ve erkek çocuklarının okumaları ve yetişmeleri için kurulmuş
olan Köy Enstitülerini kapatmışlar ve o okulların yerine; kafalarındaki
“düzeni” kurmak için gereken; Millet düşmanı kişiler yetiştirecek olan,
İmam-Hatip okullarını açmışlardır. Takiyyeci lider kadronun neredeyse tamamı;
buralarda ulusal değerleri yerle bir edip, onun yerine Arap kültürünü ve
ümmetçiliği ikame eden bir eğitimle, Demokrasi düşmanı kişiler olarak
yetişmişlerdir..
1960 askeri darbesinden sonra; Türkiye’ye ve Atatürk’ün
politikalarına ihanet eden Menderes, Koraltan ve Zorlu, idam edilmişlerdir.
Takiyyeciler onların intikamını almak için, İsmet İnönü’yü ve bazı
“protokolcü generalleri” de yanlarına çekerek; Devrimci Kurmay Albay
Talat AYDEMİR ve Devrimci Süvari Binbaşı Fethi GÜRCAN’I asmışlardır..
İstanbul’u ‘Genelev yaptırmayacağız’ diyerek, Amerikan deniz
piyadelerini, Kabataş’tan denize döken Devrimcileri de, bu takiyyeciler, Polis
ile birlik olarak, pusuya düşürerek öldürmüşlerdir.
1972’de, 3
Vatansever genci asabilmek için de göbeklerini yırtmışlardır.
Ardından;
Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta ‘din adına’ insanlarımızı katletmişlerdir.
Bu Cani’lerin mahkeme’lerinde, onları Adalet Bakanı Takiyyeci Şevket
Kazan savunmuştur.
1980 ve 1990’larda PKK ve diğer Devrimci örgüt
taraftarlarından binlerce kişi öldürülmüş, on binlercesi tutuklanarak
işkencelerden geçirilmiştir. Bu operasyonların başında ve arkasında hep bu
Takiyyeciler olmuştur.
ABD’nin, Sovyetler Birliğini, güneyden kuşatmak üzere
oluşturduğu “yeşil kuşak” projesinde kullanılmak üzere; evvelden
göstermelik olarak tutuklanmış Takiyyeciler, serbest bırakılmış ve bunlar
hükümetlerin içinde görevler almışlardır. Bunlar; ABD’nin yönlendirmesi, Kenan
Evren ve Özal kardeşlerin açık ve dolaylı yardımlarıyla, sonrasında ise;
Necmettin Erbakan aracılığıyla Suudi Arabistan ve İran ile işbirliği yaparak,
ekonomik olarak palazlanmışlardır.. Ardından da Taliban ve Hizbullah’la
birleştirilerek; CIA’nin emriyle; Sovyetler Birliğini yıkmak için
çalışmışlardır. Daha sonra da Türkiye HİZBULLAH’ını kurmuşlar ve Uğur
Mumcu gibi, yüzlerce Türk ve Kürt Vatanseverini “faili meçhul”
cinayetlere kurban etmişlerdir.
2000’lerde; “sol adına” iktidarın
baş ortağı olan ECEVİT ‘in yaptığı ”normal” ihanetler,“halkı soldan”
soğutunca, yıpranmış Takiyyecilerin yanından ayrılanlar ve diğer Takiyyeciler,
“sol söylemle halka” hitap ederek, ABD’nin de desteğini alarak AKP ’yi
kurmuşlardır.
Türk ve Kürt solunun; bu takiyyecileri değerlendirmede
yaptığı taktik yanlışlar ve seçim yasalarının tanıdığı avantajı iyi kullanan
AKP, TBMM’de çoğunluğu eline geçirmiştir. AKP’nin şu anda başında bulunan Tayyib
E, kendisini yetiştirenlerden de fazla Amerikancıdır. Tayyib E, ABD’ye sonuna
kadar bağlı olduğunu göstermek için, çocuklarını da, Fethullah Gülen hoca ile
beraber, ABD’ye “rehin vermiştir.”
AKP, Türkiye’de erki tamamen
eline geçirebilmek için; AB’ne giriş kriterlerini sözüm ona savunmakta,
demokratik hak ve özgürlüklerden bahsederek; ordunun şeriatçılara karşı olan
tepkilerini (kimi entelektüel salon züppelerini de yanına çekerek, Avrupa
Birliği ülkelerini ve de kimi sahtekar “solcuları" da yanına alarak) etkisiz
hale getirmeye çalışmaktadır. Humeyni’den çok şey öğrenen Tayyib E, İran’a
gittiğinde onu karşılayan İran devlet başkanı, boşuna mı dedi “ülkenize hoş
geldiniz” diye.
İsterseniz şimdi, bu takiyyecilerin, iktidarı
gerçekten ellerine geçirdikleri zaman “bana dokunmayan yılan bin yıl
yaşasın” diyenlere, “kendilerini desteklemedikleri için” -İran örneğinden
yola çıkarak- bir bakalım, neler yapacaklar:
• Tavernalarda göbek
atmaktan başka bir şey ile ilgilenmeyen; binlerce erkek ve kadın müsveddesi !.
• Stadyumları doldurup, biri birini öldüren on binlerce -geri zekalı- futbol
salağı!..
• Masa başında düzeni eleştiren, fakat eylemlere katılmayıp,
birleşmeyi de engelleyen, Sosyalist geçinen deklase entel unsurlar!..
•
Ahlaksızlıkları, Yoksullukları, Yolsuzlukları ve Vatanı satanları gördükleri
halde umursamayan, sorumluluk almaktan kaçan, korkak milyonlarca insan!.
•
Kravatlı, etliye sütlüye karışmaktan kaçınan on binlerce “kibar” memurcuk
!..
• Türkiye’yi ABD ve AB, ülkelerine satmakta olan Takiyyecilere ve diğer
Vatan hainlerine karşı, kesin tavır almayan KEMALİST SUBAYLAR!..
Takiyyeciler ve Tayyib E, arkalarını birilerine yaslamadan yaşayamazlar.
O nedenle şimdi; dün birlikte olduğu Taliban ve Hizbullah’tan daha “güçlü”
gördüğü, ABD’ye arkasını vermiştir. Tayyib E, gönül(!) verdiğine çok
sadıktır. O nedenle de, ABD’ye düşman olan Iraklı direnişçilere, Vatanseverlere,
namuslu ve vicdanlı diğer tüm insanlara, bu yüzden düşmandır. Ondan dolayıdır ki
artık, cuma namazından sonra Cami’lerden çıkan taraftarlarına, ABD veya İsrail
bayrağını yaktırtmamaktadır.
AKP; Irak’lı kadınlara ve erkeklere tecavüz
edip, onları katleden, işgalci askerlerin devletleriyle; Ekonomik, Politik ve
Askeri alanlarda işbirliğini devam ettirerek, Müslüman Irak halkının
düşmanlarının, dostu olduğunu devamlı göstermektedir. Takiyyeciler;
“akıllarındaki” şeriat devletini kurmak için, “kendilerine lazım olan
para ve desteği alabilmek uğruna” kişiliklerini ve ülkemizin her şeyini satışa
çıkarmışlardır. Vatanlarını savunmak amacıyla, İşgalci askerleri ve onların
işbirlikçilerini öldürmek için; kendilerini feda eden “gönüllü Bombalara”
ve diğer savaşçılara acıyacağı yerde, onlara “terörist” diyerek, onları
“günahkar” kimseler gibi gösterip, aşağılamaya çalışıyor...
AKP;
kendisine oy vermiş olan varoşlarda oturanlara da acımıyor, Gecekondularını
onların başlarına yıkıyor. İşçilerin elinden ekonomik ve sosyal haklarını geriye
alıyor. Küçük esnafa karşı, onların kepenklerini kapattıracak yasalar çıkarıyor.
İşportacıların tezgahlarına ve mallarına el koyuyor. Köylüye yeni ekim yasakları
ve vergiler getirerek topraklarını satmaya mecbur ediyor. Memurlara, Medya
mensuplarına her tür baskıyı uyguluyor, Öğretmenleri işlerinden ayrılmaya veya
ikinci bir iş aramaya itiyor, Emeklileri ise maaş kuyruklarında
öldürüyor.
Takiyyeci “gizli” şeriatçılar; Demokratik Cumhuriyet ve
1920’lerin güncelleştirilmesi projelerinin, dinsel ve etnik bölünmenin panzehiri
olduğunu biliyor. Bu nedenle de;bu projelerin konuşulmasını ve taban bulmasını
engellemek için “sol” içindeki alçakları ve ABD-AB yandaşlarını
kullanarak, “eylem birliğini” engellemeye çalışıyor. Bunun için de; anti
şeriatçı kesimlerin arasına, Kama sokuyor ve sonra da onlara saldırıyor.
Takiyyeciler; Türkiye Cumhuriyeti’nin, Türk ve Kürtlerin ve diğer etnik
ve dinsel grupların, kardeşçe yaşadıkları, güçlü bir demokratik Cumhuriyet
olmasına karşıdır. Bunun için de, Türk-Kürt kardeşliğine ve Demokratik
Cumhuriyet’e sonuna kadar destek vermek için, yeniden yapılanmaya çalışan Kürt
hareketinin, Devrimci-Demokrat yurtseverlerle eylem beraberliğine girmesine
engel olmak için, elinden gelen her yola başvuruyor. Güneydoğu’da ve doğu’da
size demokratik hak ve özgürlüklerinizi vereceğim diyerek, oy aldığı Kürt
halkını, provake etmek için eline geçen her fırsattan yararlanıyor.
Eline Türk bayrağı tutuşturularak, provake edilen ”cahil bir Kürt
çocuğunun” Türk bayrağına yaptığı saygısızlığı, yandaşı olan televizyonlar
ve gazetelere, kışkırtıcı yayınlar yaptırıp kullanarak; Türk şovenizmini
azdırıyor. Ordunun içindeki ABD yanlısı gerici kanadı, Kürt demokratları ve
devrimcilerin karşısına çıkartıyor. Takiyyeciler bu süreçte; demokrasi ve insan
hakları palavralarıyla; ülkeyi ABD ve AB’nin de desteklediği “ılımlı İslam
cumhuriyeti” adı altında, emperyalistlerin kuklası bir “Şeriat
devleti” kurarak, Türkiye’yi bölmeyi planlıyor. Takiyyeci işbirlikçiler;
ABD, AB, Barzani, Talabani, Türk ve Kürt gericilerini, sahte solcu ve de sahte
demokratları da, arkasına alarak ve kullanarak, Türkiye’yi parçalama planlarına
hız veriyor..
AKP, Demokratik Cumhuriyet’e karşı bir partidir. Bu
partinin kadrolarının
büyük bir bölümü; ulusal ve vicdani değerlere önem
vermeyen kişilerden oluşmuştur. Bunlar; Demirel, Erbakan ve Humeyni gibilerin
etkisinde kalmış kişilerdir.. Bunlar; insanları yakan ve işkencelerle
katledenleri savunan kişilerdir.. Bunlar; Para ve kariyer için, her türlü
cambazlığı yapan takiyyecilerdir..
Türkiye Cumhuriyeti; on binlerce
şehit verilerek, işgalcilerden ve dinci sahtekarlardan kurtarılıp, kurulmuş bir
devlettir.
Bu devlet bizimdir.
O nedenle;
“Bu ahlaksızlık
ve vicdansızlıkta, biri birleriyle yarışan Takiyyecilerin; Türkiye’yi satma ve
bölme planlarına izin vermek istemeyen tüm namuslu insanlar, DEMOKRATİK
CUMHURİYET cephesinde birleşmelidir” diyoruz..
24 Mart
2005
Vural ABAZA