http://www.yeniyol.org/yeniyol/

SARP KURAY ÖMÜR BOYU HAPSE MAHKUM EDİLDİ. ( EDİTÖR )


Yıllardan beri kimlikleri bizlerce malum alçaklar cephesi sonunda muratlarına erdi. “Devletin sol ayağı(!)” dedikleri sitemiz yazarlarından Sarp KURAY, İstanbul, 9. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti tarafından oybirliği ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Heyet, 59. Maddeyi uygulayarak, vermiş olduğu bu cezayı müebbet hapis cezasına çevirdi.

Oysa aynı mahkeme bundan önce üç kere Sarp Kuray’a, 168. Maddeye istinaden “silahlı çete oluşturmaktan” 15 yıl ağır ceza vermiş olmasına karşın; bu kez Yargıtay’ın 9. dairesinin bozma kararına uyarak, cezayı 146/1 maddesinin kapsamı içine alarak ömür boyu hapse çevirmiştir.

İşin ilginç yanı, Sarp Kuray bu davada tek başına yargılanmaktadır. Yani hukuk sistemimiz ilk defa tek kişinin anayasayı silah zoruyla değiştirebileceğine kanaat getirmiştir.

Biz bu kararın konjonktür olarak siyasal baskılarla alındığı kanaatindeyiz. Türkiye, iç ve dış gericiliğin kuşatması altında, toplumsal çözümler konusunda ciddi bir yol ayrımına gelmiştir. Süreç herkesi yerli yerine oturtmaktadır.

Sitemiz bu konuda başından beri açık ve anlaşılır bir şekilde nerede ve nasıl durduğunu tavizsiz sergilemektedir. Şunu da iyi bilmektedir ki “kuştan korkan darı ekmez.” Bu yol ağzının puslu havası bazı çakalların işine gelmektedir. Bunların hangi düşüncelerden, hangi maddi kaynaklardan ve emperyalist odaklardan beslendiklerini biliyoruz.

Türkiye’yi Amerikan ve AB konseptleriyle bütünleştirmek isteyen zihniyetlerin ektiği tohumlar mahsul vermeye başlamıştır. Anti- emperyalist olan, barıştan yana olan, yoksulluk, açlık ve sefalete karşı mücadele eden, Bağımsız Türkiye özlemindeki herkes sırasıyla bu gidişattan nasibini alacaktır.

Sarp Kuray, 1993 sonunda ülkesine döndüğü zaman basına yaptığı ilk açıklamasında sarf ettiği sözler şunlar olmuştu: “Avrupa’da mutlu olamadım. Ülkemi özledim. Ne bedel varsa ödemeye hazırım. Ülkemin hapishaneleri Avrupa’nın renkli başkentlerinden daha iyidir.” Devamla; “32 yıldır devrimci mücadele içersindeyim. Bu süre içinde iki askeri darbe gördüm. Gelinen noktada devrimci örgütlerin marjinalleştiğini, kitlelerden koptuğunu gördüm. İllegal zeminde yapılan mücadelelerin sonuçta paylaşım savaşına ve İttihat Terakki metotlarına dönüştüğünü gördüm. Bu olumsuzluklardan sonra hiçbir çıkar gözetmeden girdiğim devrimci mücadelenin bu konuma gelmesi beni rahatsız etti. Konu Türkiye halkı ve yoksul yığınlar ise, onlara gidiş metodunu bu olumsuzluklar dışında aranması taraftarıyım.”demiştir.

Bu andan itibaren soysuzlar cephesi, Sarp Kuray’ın, “devletle anlaştığının”, “Genelkurmay’ın adamı” olduğunun, “derin devletin sol ayağı” olduğunun ve hatta bazıları hızını alamayıp “devletin serçe parmağı” olduğunun,” itirafçı”, “mafya” olduğunun çeşitli yayın organları ve yayımlanmış kitaplarda yaygarasını yapmışlardır. Bunlardan bir gömlek daha aşağılık olanlar meyhanelerde, barlarda, tiyatro kulislerinde, derneklerde ve parti toplantılarında, sahil kentlerinde kurulmuş bol dumanlı rakı sofralarında, ikinci sınıf insan ilişkilerinde, bu soysuzların yazılarını belge kabul edip, üstüne de dumanlanmış demli kafalarıyla biraz daha katarak bu pespaye kampanyada yerlerini almışlardır.

Sarp Kuray’ın, sitemizde yayınlanan ve bütün bunlara yanıt niteliği taşıyan “Kamuoyuna Açık Mektup” una karşılık, hiçbir ses çıkartamamışlardır.

Şimdi soruyoruz: Sarp Kuray’a yağmur gibi yağan bu cezaları “entelektüel(!)” birikimleriniz içinde nereye sokuyorsunuz?

Bunun böyle gideceğini sananlar yanılmaktadır. Ülkemiz 1919’ların ruhuyla, bu emperyalist kuşatma ve gericiliği köklerinden söküp avadanlıklarıyla birlikte tarihin çöp sepetine gönderecektir.

Sitemiz verilmiş olan bütün hükümlere karşı, siyasal ve hukuksal planda mücadelesini sonuna kadar yükselterek devam edecektir.